T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI BURSA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Halk Dansları

 

HALK DANSLARI

 

Kılıç Kalkan, Uludağ Türkmen Halk Dansları ve Rumeli Halk Dansları olarak bölümlere ayrılmaktadır.

 

KILIÇ KALKAN

 

Kılıç kalkan oyunu ya da Kılıç kalkan savaş oyunu bilinen tek müziksiz halk dansı olarak tanınmaktadır. Araştırmalara göre Orhangazi döneminde kurulan ordunun o zamanki yöntemlere göre yaptıkları savaş antrenmanları daha sonra oyun halini almıştır.

 

Orhangazi Bursa’yı aldığında savaşçıları kente Kılıç Kalkan gösterisi yaparak girmiştir.

 

Altı önemli figürü olan dansların her figürünün bir fonksiyonu vardır.

 

Peşrev: Askerlik görevine çağrılışları ve bu çağrıya uyanların askere uğurlanışı sergilenir.

 

Yemin Töreni: Acemi Eğitimi bitirmiş erlerin günümüzde olduğu gibi yemin etmesi gerekir. Burada askerlik görevini kabul ettiğine ve yerine getirmek istediğini namusu ve şerefi üzerine ant içilir, yemin kılıçlar üzerine edilir.

 

Eğitim: Askerlerin savaşa hazırlanması için askerlik öğrenimine götürülerek savaş uygulamasının öğretilmesine denir. Savaşa hazırlanış ve savaş sahneleridir. Oyundaki figürler, Kılıç bileme, Silah bilgisi ve bakımı cenge girişme, vuruşma becerisinin uygulanması, hasmı tartma ve tanıma yeteneğinin kullanılması sergilenir.

 

Cenk ve Sulh Sözleşmesi: İki karşı taraf cenk için dizilirler savaşa tutuşurlar. Oyunda var olan ritim bu savaş oyunu sırasında kaybolur yerini gürültü alır. Cenkten sonra savaş bırakışmasına gidilir. İki taraf savaşı durdurur. Oyunda bu üç bölüm için ayrı deyimler kullanılır. Helalleşme, cenkten önceki durumlar için Muhabere, savaş kısmı için ve gene aynı bölüm için mübareze, mütarekede savaş bırakışması için kullanılmaktadır.

 

Anlaşma Devresi: Savaşın bırakılması için taraflar arasında görüşme yapılması gerekir. Cengaverin  bu arada uyanık olması yalancı sözlere, pusuya düşmemesi gerekir. Cengaverin silahını isteyen bir kişinin sözüne uyup silah değiştirmek amacıyla kılıcını savurup atması üzerine diğer tarafın kendisine saldırdığı bir uyarlama ile işlenmiştir. Bu bölüme oyun içinde silah değiştirme adı verilmiş ve sindirme sözcüğü de bu bölüm için kullanılmıştır.

 

Ara Savaşı:  Cengaverler birbirlerinin yardımına koşarlariki taraftakilerin kendi arkadaşlarına katılması ile ara savaş başlar. Bu savaş sırasında da ritim yoktur. Toplu savaş bırakışması açıklanır ve savaş dönüşü sevinç yaşanır.

 

 

 

 

 

ULUDAĞ TÜRKMEN HALK DANSLARI

 

Bursa yöresine özgü oyunlarda el kol bağlantıları yoktur elde genellikle zil veya kaşık gibi ritm aletleri bulunur.

 

Bu danslar güvende, Sekme (yüksek hava), düz oyun, büyük oyun (alçak hava) ve Cezayir olarak oynanmaktadır.

 

Güvende: Bu oyunun dans ve ezgi yönünden birden fazla çeşidi vardır. Bunlar “Oğlan adın İsmail, Usul usul ve Kıyıdan” türküleridir. Ritimler canlı olduğu için oyunlarda hareketlidir. Ezgiler iki bölümdür birinci bölüm giriş ikinci bölüm oyun bölümüdür.

 

Sekme (Yüksek hava): Bu oyun 9/8 ölçülü aksak tartımlıdır. İki ya da daha fazla oyuncu ile oynanır. Ezgileri üç bölümden oluşur. Birinci bölüm giriş, ikinci bölüm ezginin sözlü bölümü daha sonra oyunun üçüncü ve son bölümüne geçilir. Oyun ritim bakımından aynı hızla devam eder, canlı ve coşkulu bir oyundur.

 

Düz Oyun: Erkeklerin oynadığı 2/4 ve 4/4 ölçülü, ezgisi çifte telliyi andıran sözsüz oyunlar ile kadınlar tarafından oynanan 4-5 zamanlı 9/8 aksak tartımlı oyunlardır. Bu tür oyunlara dar oyunda denir, ancak kadınların oynadığı “Menevşesi Tutam Tutam” (Menekşeli gelin), Bursa’nın ufak tefek taşları, Dereler doldu taşınan, Yolunda çiçek türküler eşliğinde oynanır.

 

Cezayir: Cezayir uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğunun himayesinde kalmıştır. Cezayir’in 1892 yılında Fransızların işgali sırasında Müslümanların katledilmesi üzerine yakılmış bir ağıt olduğu düşünülmektedir. Uzun ve kırık hava olarak çalınmaktadır.

 

Ritmi ağır ve aksaktır, hemen her kınada geline oynatılmaktadır. Köylere gelin almaya giderken davul zurnayla çalınır. Kadınlar kendi aralarında kaşık ve bakır çalarak da Cezayir oyununu oynarlar.

 

 

 

RUMELİ HALK DANSLARI

 

Paydos Oyunu: Düğünlerde yeni evli çiftin oynadıkları ilk oyundur. Bu oyunda gençlerin bekârlığa son vermesi ifade edilmektedir.

 

Çiftçi Köçekçe Oyunu: Toprağın ekiminden hasadına kadar geçen süre esnasındaki işlevlerin ritmik olarak ifade edilmesidir. Ekme, çapa, kırma, biçme, hasat anlatılır. Oyun sırasında durgun figür ekinin olgunlaşması için geçen süreyi ifade eder.

 

Karadağ Oyunu: Karşılama türü bir oyundur. Karadağ da olan kanlı savaşlardan sonra zaferi simgeleyen ve hasattan dönen delikanlıların genç kızlar tarafından karşılanmasını ifade eder.